Güncel Program

                          Burak YILDIRIM Seramik Sergisi

                                                                         15-30 Ağustos 2021

BURAK YILDIRIM.jpg

Burak YILDIRIM, seramik sanatı ile 1993 yılında kendi aile atölyelerinde tanıştı. Birçok seramik üretim, şekillendirme ve dekor yönteminin yanı sıra ağırlıklı olarak çömlekçi tornasında şekillendirme eğitimi aldı. 2008 yılından günümüze birçoğu jürili-yarışmalı ya da davetli olmak üzere yurtiçinde ve yurt dışında 70 karma sanat-seramik sergisine katıldı.  2009 yılından günümüze 7 kişisel seramik sergisi açtı. 2011 yılında, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. 2013 yılında, Trakya Üniversitesi-Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu-El Sanatları Bölümü-Seramik ve Cam Tasarımı Programı’na Öğretim Görevlisi unvanıyla atandı. 2016 yılında, Sakarya Üniversitesi-Sosyal Bilimler Enstitüsü-Seramik ve Cam ASD Yüksek Lisans programından mezun oldu. 2021 yılında, Gazi Üniversitesi-Güzel Sanatlar Enstitüsü-El Sanatları ASD Doktora/Sanatta Yeterlik programından mezun oldu. 3 uluslararası seramik yarışmasında ödülü, çok sayıda müze ve kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenen eserleri, uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış makaleleri, uluslararası sempozyum ve kongrelerde sunulmuş-tam metin olarak yayınlanmış bildirileri ve uluslararası kitap bölümleri bulunmaktadır

BOŞLUK ve VARLIK

Bilindiği üzere evren bir boşluk iken; boşluğu dolduran salt somut/soyut maddeler/varlıklar ve ayrıca belli maddelerin/varlıkların bir araya getirilmesi ile meydana gelen yeni varlıklar oluşturulmuştur. Bu oluşumlar; başlangıcı tam olarak bilinemeyen bir zamandan beri hızla, gelişerek ve çeşitlenerek devam etmiştir. Yaratıcı, yarattığı boşluk/evren içerisinde sürekli olarak; yeni varlıklar ya da ana biçimleri klasik/bilinen görünümlerde olup küçük detaylar/özellikler ile birbirinden ayrılan farklı türler meydana getirmektedir.

 Bu durum insanları; hayatın pek çok alanında olduğu gibi sanat alanında da, yeni varlıklar veya esas biçimleri sık karşılaşılan şekillerde olup küçük farklılıklar ile birbirinden ayrılan değişik türlerde varlıklar oluşturmaya ve belli kavramları, düşünceleri bu varlıklar üzerinden diğer insanlara aktarmaya eğilimli hale getirmiştir. Yapıtlarda ana form teması olarak, klasik/bilinen vazo formları kullanılmıştır. İlgili vazo formlarının kendi içerisindeki bazı parçalarının orijinal yerlerinden kesilip farklı bölgelere yapıştırılması, ayrıca ana form üzerine haricen başka parçaların eklenmesi durumu; genel kanının aksine oluşturulan yeni boşluk alanlar üzerine eklenen, kendi bünyesinden olan ve olmayan parçalar ile özgün bir varlık ortaya konulması durumunu betimlemektedir. Klasik anlamda ilk anda fark edilen boşlukların yanı sıra aslında varlık olmayan her alanın boşluk olduğu ve boşluğun fiziksel durumunun, varlığın biçimsel oluşumuna ya da değişimine göre şekil alacağı vurgusu ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. 

Yapıtlar seramik torna şekillendirme yöntemi ile üretilmiş, dikkati farklı yönlere çekmemek için yüzeylerine herhangi bir artistik sır ya da dekor uygulaması yapılmamıştır. Yapıtlara sadece şeffaf sır uygulanarak, izleyici dikkatinin salt formların oluşumuna ve değişimine odaklanması amaçlanmıştır.